Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13 Aralık 2006 tarihi 26375 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Yeni tarifeyi görmek için buraya tıklayın.
İNAN GEDİK/ANKARA/Birgün
Temel ceza yasalarına uyum amacıyla çıkarılan yasa yürürlüğe girdi. Yasayla birçok suçun soruşturma aşamasında avukat bulundurma zorunluluğu kaldırıldı. Artık birçok şüpheli yanında avukatı olmadan ifade verecek.Temel ceza kanunlarına uyum amacıyla çıkarılan yasayla zorunlu avukat görevlendirilmesi sadece alt sınırı 5 yıldan fazla hapis gerektiren suçlar için yapılacak. Böylece Ceza Muhakemeleri Kanunu ile getirilen zorunlu müda-filik sistemini büyük ölçüde revize edilmiş oldu. Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Hüseyin Yüksel Biçen, işkencenin önlenmesinde önemli bir yol alınmasını sağlayan zorunlu avukatlık sisteminin sınırlanmasıyla işkenceye kapı aralandığını söyledi.

5560 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun”, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Yasayla, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Türk Ceza Kanunu ve Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda (CMK) birçok değişiklikler getirildi. Yasa, kamuoyunda sürekli olarak tartışılan zorunlu avukatlık sistemiyle ilgili önemli değişiklirler de getiriyor.

İŞKENCEYE KAPI

CMK’nın 105. maddesiyle “soruşturma konusu suçun cezasının üst sınırı 5 yıl ve üzeri hapis ise ve kişinin müdafii yok ise istem olmaksızın resen müdafi atanır” hükmü getirilmişti. Bu hükümle birçok suçun soruşturmasında avukatlar da yer almaya başlamış ve işkence iddiaları da büyük ölçüde azalmıştı. Yeni düzenleme ile üst sınırı 5 yıl olan suçlar ifadesi alt sınırı 5 yıl olacak şekilde değiştirildi. Böylece birçok soruşturma konusu için zorunlu avukat tayini de kaldırılmış oldu. Şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsizse, istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilecek. Yapılan değişikliği değerlendiren ÇHD Genel Başkanı Hüseyin Yüksel Biçen, düzenleme ile işkenceye kapı aralandığını söyledi. Biçen, söz konusu değişikliği “Zorunlu avukatlık sistemi ile insanların savunma hakkı güçlenmiş ve işkencenin önlenmesinde önemli bir mesafe alınmıştı. Ancak son dönemlerde özellikle hırsızlık gibi mala karşı suçlarda büyük bir artış oldu. Medya da konu üzerine giderek soruna eğildi. Bunun üzerine Emniyet, “Biz yakalıyoruz, mahkemeler serbest bırakıyor” bahanesine sığınmaya başladı. Bu düzenleme ile birçok şüpheli savunma hakkından mahrum bırakılacak. Sadece kolluk kuvvetlerinin gözetiminde alınan ifadelerle yargılanacak.

Bu durum işkenceye kapı aralamak anlamına gelir. En azından soruşturma aşamasında avukat bulunma zorunluluğu korunmalıydı” şeklinde değerlendirdi.