● Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı 25.12.2006, 2006/134 sayılı duyurusu ile “Avukatlık Yasası Değişiklik Taslağı’nda Yeralması Düşünülen Yeni İlkelere İlişkin Taslak Metin Önerilerini” tüm baro başkanlıklarına yollamıştır.

Tasarıda yer alan zorunlu mesleki sorumluluk sigortası ile ilgili ilke ve taslak metin aşağıdaki şekildedir:

“İLKE
“Mesleki Sorumluluk Sigortası” zorunlu olmalıdır.

TASLAK METİN:

Yeni 43. madde olarak

Her avukat baro levhasına, her avukatlık bürosu ve avukatlık ortaklığı da baronun ilgili siciline yazıldığı tarihten başlayarak bir ay içinde mesleki sorumluluk sigorta poliçesini kayıtlı olduğu baro başkanlığına sunmak zorundadır.

Bu yükümlülüğü yerine getirmeyenlerin mesleki çalışmaları baro yönetim kurulunun kararı ile mesleki sorumluluk sigorta poliçesi sunulana kadar durdurulur. Mesleki sorumluluk sigortasına ilişkin esaslar Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılacak yönetmelikte belirlenir.

Bu madde ile ilgili GEÇİCİ MADDE:

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte fiilen avukatlık yapanlar yürürlük tarihinden başlayarak bir ay içinde mesleki sorumluluk sigorta poliçesini kayıtlı olduğu baro başkanlığına sunmak zorundadır. Bu yükümlüğünü yerine getirmeyenler hakkında 43. maddenin ikinci fıkrası uygulanır.”

● Sorumluluk sigortaları, sigortalının üçüncü şahıslara vereceği zararlar sonucu karşılaşacağı tazminat taleplerini, sigorta şirketinin karşıladığı poliçeler olarak ifade edilebilir. Sorumluluk sigortalarında risk “sorumluluk” tur.Sorumluluk sigortaları ile sigortalı “sorumluluğu”nu kabul etmekte ancak sorumluluğun neticesi olan “zararı karşılama” veya “tazminat ödeme” borcundan kurtulmaktadır. Diğer bir deyişle sorumluluk sigortaları ile sigortalının zarar veya tazminat ödemesine konu davranışları, hile ve kasıt halleri hariç olmak üzere, kusurlu ve kusursuz sorumluluklarının maddi sonuçları, sigorta şirketince güvence altına alınmaktadır.(Sadrettin Çoşgun, www.tsrsb.org.tr)

Zorunlu sigortanın ise kişinin, yasa dolayısıyla yaptırmak zorunda olduğu sigortadır.Zorunlu sigortalar kişinin üçüncü şahıslara karşı sorumlu olması durumunda, üçüncü şahısların tazminatsız kalmasını önlemek üzere, sigorta sistemi kullanılarak oluşturulmuş bir tedbir niteliğindedir.

Zorunlu sigortalara verilebilecek tipik bir örnek, trafik sigortalarıdır. Hemen bütün dünyada uygulanmakta olan bir zorunlu sigorta türüdür. Kişinin, sahibi olduğu motorlu araç dolayısıyla üçüncü şahıslara verebileceği hasarlardan doğabilecek sorumluluklarını kapsamaktadır. Ülkemizde de uygulanmakta olan “Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlulık Sigortası”, “Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası”, “Tüpgaz Zorunlu Sorumluluk Sigortası”, “Tehlikeli Maddeler Zorunlu Sorumluluk Sigortası” gibi zorunlu sigortalar dışında, özellikle gelişmiş ülkelerde uygulanan “İşveren Mali Mesuliyet Sigortası”, “Çevre Kirliliği Sorumluluk Sigortası” gibi zorunlu sigortalar vardır.

Kişinin, genellikle üçüncü şahıslara verebileceği zararlara karşı zorunlu tutulan sorumluluk sigortalarının dışında, tamamen başka amaçlar düşünülerek zorunlu tutulmuş, kişinin bazı doğal afetler nedeniyle, kendi malına gelebilecek maddi hasarını karşılayan zorunlu sigortalar da mevcuttur. Ülkemizde uygulanmakta olan Zorunlu Deprem Sigortası bu uygulamaya bir örnektir.
(www.tsrsb.org.tr)

● Türkiye’deki uygulanmakta olan zorunlu sigortalar şunlardır:

Zorunlu Tüpgaz Sorumluluk Sigortası
Zorunlu Okul Servis Araçları Ferdi Kaza Sigortası
Zorunlu Trafik Sigortası
Zorunlu Tehlikeli Maddeler Sorumluluk Sigorası
Zorunlu Deprem Sigortası
Otobüs Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası

Türkiye’deki zorunlu sigortalar incelendiğinde ülkedeki toplumsal düzen ve kamu yararının korunması için gerçekten “zorunlu” olan alanlarda getirildikleri, düzenlendikleri konuların toplumun gereksinimlerinin karşılanmasına yönelik oldukları görülmektedir.Zira yukarıda sayılan zorunlu sigortalardan üç tanesi ülkemizin en büyük sorunlarından biri olan “trafik kazaları”ndan doğan ve büyük mağduriyetlere yol açan zararları karşılamaya yöneliktir.

Türkiye’de sıkça görülen ve medyaya da sıkça yansıyan ‘Mal Praktis’ (Yanlış-Kötü Tıbbi Uygulama) olayları nedeniyle doktorlar için dahi şu ana kadar zorunlu bir mesleki sorumluluk sigortası öngörülmemiştir.

Mal Praktis ve mesleki sorumluluk sigortası ile ilgili olarak kalem aldığı makalesinde Dr. Mustafa Sütlaş, “Zorunlu mesleki sorumluluk sigortası uygulamasının temelinde, giderek düşen enflasyon ortamında finans şirketlerinin kasalarına sürekli sıcak para girişinin sağlanması yatmaktadır…Bunun bir benzeri giderek düşen faiz oranlarıyla banka kartları üzerinden uzun vadeli taksitlerle düzenli faiz geliriyle şişirilmiş borç ödemeleri şeklinde bir başka finans kuruluşu olan bankacılık alanında gözlenmektedir. Bu da bir anlamda yeni bir “kaynak bulma” arayışının yarattığı baskıdır…

Sigortacılıkta “risk yönetimi” konusundaki önemli parametrelerden ikisi sigortalanan kişi sayısı ve prim miktarıdır. Sigorta bu anlamda bir kaynak yaratmayı hedeflemektedir. Ödenecek tazminatlarla organizasyon giderleri ve beklenen karlılığın, toplanan primden ve o primin getirisinden daha küçük ya da en azından eşit olması beklenecektir. Bu durumda tazminat talebindeki başvuruyu engellemek olanaklı olmadığına göre, ya tazminat miktarlarında sınırlamalara gidilecek ya da primlerde yükseltmeye gidilecektir. Belirli bir rakamdan daha yüksek primin ödenemeyeceği de kabul edildiğinde o zaman prim ödeyen kişi sayısının arttırılması hedeflenecektir. Bu da eğer gönüllük söz konusu ise, ya sorunu abartarak, ya da primin küçüklüğü gündeme getirilerek yapılacaktır…

Bir başka önemli nokta da bu tür sigortacılık konusunda deneyimli sigorta kuruluşlarının olmamasıdır.Önceki taslakta söz konusu mesleki sorumluluk sigortasını yapacak sigorta kuruluşlarını net olarak tanımlanarak yalnız “kaza sigortası” yapan sigorta şirketlerine bu hak verilmekteydi. Bu da sorun yaratmaya aday bir durumdur. Çünkü konu itibariyle durum çok farklıdır. Kaza sigortalarında tazminatlar kazaya uğrayanın kim olduğundan bağımsız bir şekilde “kafa sayısına” göre “standart” olarak belirlenmektedir. Mesleki mesuliyet sigortasında böyle olursa, hizmet alan mağdur olacaktır. Özel şekilde belirleme durumunda da çok sayıda “iflas” eden sigorta kuruluşunun ortaya çıkması “kehanet” sayılmamalıdır…

Borçlar hukuku ile ilgili düzenlemeler, sigorta şirketinin önerdiği tazminatı kabul etmeyenler için hâlâ mahkeme yoluyla “tazminat almayı” mümkün kılmaktadır. Bu durum da sigorta şirketlerinin her durumda eskiden olduğu gibi mahkeme yolunu kullanmasına neden olacak, bu ise mağduriyetin giderilmesi temel alındığında, mağdur olanı, şimdi olduğu gibi bir kez daha mağdur eden bir sürecin yaşanması sonucunu doğuracaktır.” ifadelerine yer vermektedir.

● Zorunlu sigorta uygulamaları bir ülkedeki toplumsal düzenin korunması açısından yaşamsal bir öneme sahip olsa da bu uygulamaların üzerinde iyi düşünülmeli, hangi kesime ne kadar faydalı olacağı iyi hesaplanmalı ve mümkün olduğunca ayrıntılı düzenlemelere gidilmelidir. 31.12.2005 tarihi itibariyle baroya kayıtlı avukat sayısının 55176 olduğu ve bu sayının her geçen gün arttığı ülkemizde, toplanacak prim miktarının büyüklüğü de hesaba katıldığında konunun hassasiyeti daha iyi anlaşılmaktadır.

Avukatlar için mesleki sorumluluk sigortasının zorunlu hale getirilmesi, bu kapsamda, toplumsal bir yararı veya kamu düzeni için ‘zorunlu’ bir hususu karşılamayacaktır.Zaten giderlerini zor karşılayan, iş almakta dahi güçlük çeken birçok meslektaşımızın yap(a)madığı işler karşılığında prim ödemesi ayrı bir külfet oluşturacaktır.Bu nedenlerle, zorunlu mesleki sorumluluk sigortası uygulamasına gidilmeden önce riskin büyüklüğünün ve yaygınlığının iyice araştırılması, bu kapsamda avukatlara karşı açılan dava sayısı ve bu davaların kaçında avukatların kusurlu bulunduğunun incelenmesi gerekmektedir.Aksi halde, yaptıkları işlerin önemi ve hata yapma risklerinin büyük olması nedeniyle kendilerini güvende hissetmek ve sorumluluktan kurtulmak isteyen meslektaşlarımızın, ortaya çıkabilecek zararların tazminini, ‘tüm avukatların’ ödeyeceği primlerin oluşturduğu bir havuzdan karşılatmak yerine ‘gönüllü’ mesleki sorumluluk sigortası yaptırmaları daha yerinde olacaktır.

Av. Meriç GENÇAY